Yeniceoba Gazetesi

Bölgenin Nabzı

YAPI İŞLERİNDE İŞ GÜVENLİĞİ

İş sağlığı ve güvenliği; günümüzde çeşitli iş sahalarında ihtiyaç duyulan meslek dallarından biridir. Yapılan iş nedeniyle oluşabilecek her türlü kazaları ve meslek hastalıkları önlemek için alınan tüm tedbirleri kapsar.

Tüm dünyada riskleri en aza indirmek ve iş kazalarını önlemek için yasal düzenlemeler yapılıyor. Ülkemizde de 2012 yılında 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu Avrupa Birliği uyum sürecinde hayatımıza girmiştir. Fakat kanunun yürürlüğe girmesi maalesef iş kazalarını azaltamamıştır. Bunun başında gelen sebepler arasında; kanunun uygulanabilirliği için gerekli altyapının yetersiz olması, eğitim eksikliği ve en önemlisi de ülkemizde iş güvenliği kültürünün olmamasıdır. Tüm bunların sonucunda acı bir tablo ile karşılaşıyoruz. Türkiye ölümlü iş kazalarında;

Avrupa’da 1.

Dünya’da 3. Sarada yer alıyor.

Ülkemizde iş kazalarının sektöre göre dağılım verileri incelendiğinde ise inşaat sektörü, iş kazaları riskinin en fazla olduğu ve bu kazaların çoğunun ölüm ve ağır yaralanmalarla sonuçlandığını görüyoruz. Sayısal olarak baktığımızda ise iş kazalarının %10’ unun, ölümlü iş kazalarının %31’inin inşaat sektöründe meydana gelmesi yaşanan riski açıkça ortaya koyuyor.

Bu riskleri ortadan kaldırmak ve güvenli bir şantiye ortamı için Yapı İşlerinde İş sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği dikkate alınarak çalışma sahası oluşturulmalıdır.

Genellikle çok tehlikeli sınıfta bulunan şantiyeler birçok riskle doludur. Bunlar;

  1. Yüksekten düşme
  2. Taşıt kazaları
  3. Elektrik akımına kapılma
  4. Kazı çalışmalarında toprak altında kalma
  5. Düşen cisimlerin çarpması
  6. Ağır malzemelerin taşınmasında sırt ağrıları
  7. Yüksek gürültü nedeniyle işitme kaybı

gibi riskleri sayabiliriz.

Peki bu risklerden korunmak ve güvenli bir çalışma ortamı için neler yapmalıyız.

Öncelikle işveren mevzuata uygun güvenli bir çalışma ortamı oluşturulması gerekmektedir.

Daha sonra şantiye ortamında belirlenen risklere göre risk analiz raporu hazırlanıp riskleri minimize edecek koruyucu önlemler alınmalıdır.

Çalışanların yaptıkları işe uygun mesleki yeterlilik belgesine sahip olup olmadığı tespit edilmelidir.

İş kazalarını en aza indirmek için diğer önemli konu ise çalışanların eğitimi. İş güvenliği uzmanı tarafından temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmedir. Ayrıca şantiye sahasında karşılaşılacak tehlike ve riskler de çalışana anlatılmalıdır.

Planlama aşaması bittikten sonra şantiyede fiziki önlemler alınmaya başlanmalıdır;

Şantiye sahası dışarıdan sivil kişilerin içeriye girişini önlemek için uygun bir şekilde kapatmalı ve uyarı levhaları asılmalıdır.

Şaft boşlukları şantiyelerde düşme kaynaklı kazaların en büyük etkenlerinden biridir. Bu nedenle şaft boşlukları korkuluklarla kapatılması gerekmektedir.

Uzatma kabloları ayak altında olmamalı. Takılıp düşmelere karşı uygun yerlerden, köşelerden döndürülmelidir.

Şantiye düzenine dikkat edilmelidir. Atık malzemeler düzenli aralıklarla atılmalı, malzemeler uygun bir şekilde istiflenmelidir.

Özellikle yüksekten düşme kazaları genellikle iskelelerde gerçekleşmekte ve bu kazaların çoğu ölümle sonuçlanmaktadır. İskele ile çalışacakların yüksekte çalışma, güvenli iskele kurulumu-sökümü ve doğru kullanım eğitimi verilmelidir.

Son aşama olarak kullanılması gereken kişisel koruyucu donanımlar (baret, iş ayakkabısı, iş elbisesi, eldiven vb.)  tespit edilip işveren tarafından temin edilmelidir.  Ve çalışanların kullanıp kullanmadığı kontrol edilmelidir. Çünkü uygulamada bu koruyucu ekipmanları kullanmaktan kaçınan çalışanlar; bana bişi olmaz, ben yıllardır bu işi böyle yapıyorum, acelem vardı gibi yaklaşımlarda bulunuyorlar. Fakat şunu bilmeliyiz ki bir anlık dikkatsizlik geri dönüşü olmayan sonuçlara neden olabilir. Yaşamımızı devam ettirmek, kendimizin ve ailemizin ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığımız iş, hayatımıza mal olmamalıdır. İş bitiminde evimize, sevdiklerimize sağlıklı bir şekilde dönebilmek için önceliğimiz iş güvenliği olmalıdır.

Çünkü kaybedeceklerimizin geri dönüşü yok!