Yeniceoba Gazetesi

Bölgenin Nabzı

Ramazan Ayı

İnsanlara dünya ve âhirette mutlu olmanın yollarını gösteren, beşeriyeti karanlıklardan çıkarıp aydınlığa kavuşturan, dînimizin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerîm Ramazan ayında inmiştir. Gelişiyle birlikte oluşturduğu mânâ iklimiyle gönül dünyamızı mâmur eden ve iç âlemimizi zenginleştiren Kur’an-ı Kerim, bütün kâinatın ve varoluşun özeti olan bir kitaptır.

Ramazanı diğer on bir aydan farklı kılan, bu ayda oruç tutarak bedenimizi aç bırakmamız değil, bilâkis kendimizi tutarak, bir yıllık dağınıklığımızı toparlayarak, Kur’an-ı Kerim ile ruhumuzu besleyerek, vahiyle inşa olma ve vahye uygun bir hayat inşa etme görevimizi daha bir şevkle yerine getirmeye yeniden azmetmemizdir. Bu sebeple son yıllarda Ramazanın oruç ayı olmaktan öte ‘Kur’an ayı’ vasfıyla anılır olması sevindirici bir gelişmedir.

İnsanca, müslümanca bir hayat yaşamak, hayatımızı bereketlendirmek, gecelerimizi Kadir Gecesine çevirmek istiyorsak, her birimiz nereden yönelirsek yönelelim, bu kitaba yönelmek zorundayız. Yeryüzünün neresinde olursak olalım Kur’an-ı Kerim  her zaman gözümüzün önündedir. Yeter ki, biz samîmiyetle ona kulak verelim, hayatımızı onunla düzenlemek üzere bu kitaba müracaat edelim. Bu kitabı menfaatlerimize satmayalım, sadece kendi dünyamız için müracaat etmeyelim, azgınlaşmayalım. Böyle olursak Rabbimiz bu kitabla bizi hidâyete erdirecek, bize yol gösterecek, bizim bu kitabla beraber geçen her gecemizi Kadir yapacak ve bizim bütün problemlerimizi çözecektir.

Bugün sahabe diyerek saygıyla andığımız insanların Kur’an nâzil olmadan önce bedevî olduklarını düşünmüyoruz. O dönemdeki Mekke’nin zâlim, hırsız, kız çocuklarını öldüren, yağmacı, eşkıya insanlarının, Kur’an ile birlikte nasıl sahabeye dönüştüklerini görmezden geliyoruz. . Kur’an ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in cahiliyyenin zalim adamlarını asr-ı saadetin yiğitlerine dönüştürdüğünü hatırlamak istemiyoruz. Kur’an’ın değiştirme ve dönüştürmesini gördüğü halde, vahyin bir kez bu dönüştürmeyi yapsın diye indirildiğini düşünen ve kendisini dönüştürmeyenler bilmelidirler ki, Kur’an’ın bu özelliği ebedîdir. Yani onunla hemhal olan ve ona yüreğini açan herkes, onun değiştirici ve dönüştürücü misyonu ile buluşacak ve kendisini değiştirecektir.

Ramazan geceleri, hayatımızın çok hızlı seyreden akışı içinde geçmişimizi değerlendirerek gafletle geçen günlerimizi sorgulama, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz hatalara tevbe edip af ve bağışlanma dileme zamanıdır. Bu gecelerde kalplerimizin, duygu ve davranışlarımızın her türlü kötülükten arınması, iyi ve güzel davranışlarımızın çoğalıp kötü davranışlarımızın azalması, dinimiz hakkında sağlıklı ve doğru bilgimizin artması, aramızdaki sevgi ve bağışlamanın hepimizi kucaklaması için yeni adımlar atma imkânıdır.

Ramazanımızın tüm insanlığa ve özellikle Müslüman-Türk âlemine hayırlara vesîle olmasını, sağlık-mutluluk içinde Kur’an dolu günler geçirmemizi ve bol sadakalı ve zekatlı günlerin sizlerin olmasını diliyorum.

Ahmet Dalgıç