Yeniceoba Gazetesi

Bölgenin Nabzı

Hikaye : 12 – Hasi Bıre’nin hikayesi

Aile Okutan Soyadını almışlardır. Merhum Babaannem Ayşe Kaya ( Aşe Osi Bıre ) aynı süledendir.Hasi Bıre Babası ile birlikte Yoz ( Erkek Koyun) Davar sürülerini satmak üzere Halep’ e Doğru yolculuğa başlarlar. Halep o zaman Osmanlı toprağıdır. Halep e yaklaşmışlardır. Gece sürüsünü Taşlar  ile çevrili Bir Metre Yüksekliğindeki Avluya koyarlar, Gece yarısına  doğru davarlarda bir huzursuzluk işiten Hasi Bıre Kepeneğinden köşesinden bakınca bir adamın bir koyunu almaya uğraştığını fark eder. Koyunlar yeterince etli oldukları için almakta zorlanır. Bunun üzerine  Hasi Bıre sopasıyla şahsın ensesine  sopayı vurur ve vuruşun  etkisiylew şahıs avlunun içine düşer kısa bir çırpınmadan sonra vefat eder. Babasını uyandırır olanı biteni anlatır. O gece davarını sabaha kadar geri istikametine sürüp oradan uzaklaşırlar. Şahsın sahipleri gece eve gelmiyen adamlarını ararlar ve avlunun  içinde cesedini bulurlar. Bunu Yörükoğlu dan başkası  yapamaz diye söylenirler. Araştırmadan sonra Hasi Bırenin sürüsünün çok uzakta olduğunu görürler. Ölen şahıs o Yörenin meşhur hırsızlarındandır. Hasi Bıre o topraklarda cesurluğu ve  gücü ile tatınındığı  için Yörükoğlu Lakabı tanınmaktadır.. Halep de Davarlarını satarlar, Baba oğlum daha Kış Mevsimine daha çok zaman var buralarda Amlelik yapalım biraz daha para kazanalım öyle dönelim der. Fakat oğlu kabul etmez benim 7 Kızkardeşim var onları  fazla yalnız bırakmam. Bunun üzerine tartışırlar Baba sen git Ben artık oraya bir daha  dönmem diye cevap verir. Bu sülalenin bir lakabı da KOSEDİN diye halen anılır. Benim Ailem de bundan nasibini almıştır. İnatçı ve aceleci, Hatta bir göç esnasında çadırlar toplanırken, Aceleden Bir Buzağıyı da çadırlar aldıklarını sonradan fark etmişler. Hasi Bıre Eve doğru yola çıkar Kahramanmaraş-*Elbistan da bir köye uğrar, orada Düğün vardır. Bir Pehlivan meydanda peşrev çekmekte, Fakat kimse karşısına çıkamamaktadır. Hasi Bıre yi bir titreme alır. Yanındaki yaşlı birine Amca ben bu kişi ile  güreşmek istiyorum.Yaşlı Amca oğlum sen çok gençsin bu güreşçiyi bu yörede kimse yenmemiştir. Senin hiç tecrüben varmı oğlum. Hase cevaplandırır var Yağmurlu Birgünde akan Dereden Merkep geçemeyince üzerindeki yük ile beraber kucağıma alarak karşı tarafa geçtim. Ayrıca Geven ( Güno )  bitkisini topraktan bir metre kadar çekebiliyorum. Tamam oğlum bunlar az tecrübe değil. Hasi Bıre  üzerindeki kıyafet ile meydana çıkar. Rakibi Kıspet giymiş boynunda  Meşim Muska peşrev çekerek Hase ye el-ense çeker fakat kımıldamaz gözü korkmuş ve kaçak güreşmeye başlamıştır. Hasi Bıre bir el-ense ile Boynunu tutup sıktıktan  sonra bırakmıştır. Güreşçi, Bayılmış ağzından -Burnundan kan akmış olup, Hemen Yüzüne su dökünce kendine gelir. Pehlivan kalkar Hasi Bıreyi alnından öper birazda para toplar evinde üç  gün ağırlar. Hasi Bıre eve dönmüş Sonbahar sonu gelmiştir. Bir  arkadaşı ile Pazarözü tarafında büyük bir  sürüye çobanlık yaptıkları bir gün Başıboş  bir köpek oradan geçmektedir. Hasi Bıre sürümüzün Köpeği yok bunu tutalım teklifine arkadaşı karşı çıkar ne yapacaksın belki Kuduz ‘dur. İnat  işte Hasi Bıre boynundan yakalar arkadaşıda ipi boynundan geçirip bağlar. O esnada Köpek Hasi Bıre nin Bileğini ısırmıştır. Köpeği Merkeb e bağlar gece yağmur yağar sabah bakarlarki Köpek ölmüş ve bir hafta sonra Merkep te Kudurarak ölür. Bunun üzerine ikisi 40 gün Kireç Badanalı bir odada  tutulur. Yani tecrite alınırlar. Saçlarını da KIRK yerinden makas ile ufak ufak keserler. Tecritin sonunda çıkar ikisindede Bir Hastalık emaresi görülmez. Fakat 88 gün sonra Hase nin Kuduz Hastalığına  yakalandığı anlaşılır. Kriz geleceği zaman beni bağlayın diyormuş. Büyük Zahire Çuvallarının Kulplarına bağlarlarmış. O sıra Dedem Osman Kaya ( Osi Omi Raş) dan Kuru Soğan istermiş, Dedem küçük olduğu için Soğanları soyamadan verir ve öylece yemeğe çalışırmış. Dedem 1860 Doğumludu. Bir gün  Kızkardeşlerini yanına çağırıır ve Ben zaten öleceğim benim için nasıl AĞITLAR hazırladınız. Kızlar sırayla söylerler. Vay sanki benim önceden öleceğimi biliyormuşunuz. Çok ağıtı vardı ben sadece bir tanesini bir kaç cümlesini hatırlıyorum. ” Ahe ahe Hasi Bıre o ah Hasemıni arbiye Ave vanahe, Hattık Çum Cirane atım bı ser Hasimında bitin çeng ahe.Sonra Vefat eder. Bu olay bütün Yöreyi etkilemiştri. Bir gün Hacı Ahmet Kart’ ın odasına bir yabancı gelir olayı kendisine anlatırlar. O şahıs bünyesi çok güçlü olduğu için 88. ci gün hastalık belirti vermiş eğer sürekli Kuru Soğan yedirseydiniz belki kurtulma şansı olabilirdi.