Yeniceoba Gazetesi

Bölgenin Nabzı

AVRUPA’YA GİDEN İLK NESİL

İç  Anadolu Konya bölgesinde,yaşayan Kürt halkının,başta Yeniceoba olmak üzerine; Kuşça,Kütükuşak,Bulduk,Kelhasan köylerinden,özelikle 1967-1973 yıllarında Avrupa’ya işçi olarak giden ilk nesil,başta Danimarka olmak üzere,çeşitli Avrupa ülkelerine başlangıçta 2-4 kişilik gruplar halinde,İstanbul Sirkeci istasyonundan trenlerle gitmişlerdir.

Yazacaklarım naçizane, büyük resmin sadece

bir özetinin üzerinden,analiz yapmaya çalışmaktır.

*

Ben her zaman söylemişimdir,Avrupa’ya giden ilk nesilin önünde saygıyla eğiliyorum.

Çünkü Avrupa’ya gitmiş ilk nesil bazı istisna…

Ekseriyeti İlkokul 5.sınıf bile bitirmemiştir.                                                                        

En fazla 2-3 sınıf okumuşlardır.

Hayatlarında yeni bir şeyler yaşamışlarsa görmüşlerse veya öğrenmişlerse onu askerlik yaparken olmuştur.

Kimi çobanlıktan,kimi günlük işçilikten,

Kimi rençperlik yaparak,kimisi de başka zor işleri yaparak, çok zor şartlarda geçimini sağlamış,ve çok çile çekmiştir.

Avrupa’ya gitmek imkanının oluşmasından

sonra, İç Anadolu halklarının bu imkanı değerlendirmişlerdir.

*

Bir köy yaşamdan modern bir kapitalist ülkeye gitmişlerdir.                                                                         Bu cesaret İster. Onlar sanki bir asır ileri bir yaşama sıçrama yapmışlardır.

Sanki bir zaman makinesiyle ileri bir çağa  atlamışlar,bir anda tanımadıkları,bir yabancı

dünyada  kendilerini bulmuşlardır.

Bazılarının yazmayı neredeyse bilmiyor.                  

   Yada çok az biliyorlar.

Yabancı bir ülkeye gelmişler deyim yerindeyse

daha  “sağını solunu” bilmiyorlar.                                     

 Ne dilini biliyorlar,ne örf adetlerini,ne

giyim kuşamlarından haberdarlar,nede dinlerini biliyorlar.

Tamamıyla oraya yabancılar. Giden ilk nesil, o günün çok zor şartlarında,birbirilerine tutunarak,birbirlerine destek vererek ayakta kalmışlar ve yol almışlardır.

O şartlarda,orada tek başına yaşamak, neredeyse imkansızdır.                                                             

Oranın insanlarıyla ancak el-kol işaretleriyle

kendilerini ifade edebilmektedirler.

En basit günlük şeyleri bile almaktan zorlanıyorlar.                                                               

Bir yere gittiklerinde kalabalık bir şekilde

beraber gidiyorlar.

Pansiyonlarda beraber kalıyorlar.

Büyüklerine karşı çok saygılılar,en başta birbirilerine karşı büyük saygıları var.                      

Ar ve utanma duygusu o zamanın ruhunda,

bambaşka  yerlerdedir.

Kendi aralarında genelde müthiş bir,

birliktelik ve yardım var.

Birbirilerinden haberdarlar, onun için atılan her adımın topluma karşı bir sorumlulukmuş gibi atılıyor.

Üç beş kuruş tasarruf edelim diye 2-4

kişi bir göz oda paylaşılmıştır.

Baştan niyetleri planları bu ecnebi “gavur” memlekete, 3-5 sene çalışmak,biraz para kazanmak ve çoluk çocuğuna  geri köyüne    

temelli dönmek.

Ancak her zaman,evdeki hesap çarşıya

uymaz, gelen ilk nesil hala burada.

Şimdi yeni nesiller çoğalmaktadır.

Tekrarla söylüyorum benim ilk nesillere saygım büyüktür;çünkü gelen sonraki biz nesillere,her

ne kadar bu yabancı memlekette zamanın ruhunun gelişmekte olmuş,olan şartlar nedeniyle,bizlerden doğal olarak bir şeyler koparmış götürmüş olsa da…

Bizlere imkanlar,refah,rahat, bir yaşam sundular.

Artı memlekette yaşayanlarda bu olanaklardan istifade ediyorlar.